Yeniden doğanların buluşma yeri Hatay!


İkinici Hayatlar - 3
Ayten Görgün
Psikiyatri, önceki yaşamlarının olduğunu söyleyen insanlara 'dissosiyatif bozukluk' (çoğul kişilik) hastalığı tanısı koyuyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. İlhan Yargıç da toplumda bu hastalığın görülme sıklığının sanıldığından çok daha fazla olduğuna dikkat çekiyor.
Bu konuda yapılan araştırmaya göre; Türkiye'deki nüfusun binde dördünde çoğul kişilik bozukluğu var. Örneğin; İstanbul'un nüfusunu 12 milyon olarak kabul edersek sadece İstanbul'da 48 binden fazla kişi bu durumda.
Bu arada başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde geçmiş yaşam deneyimleri, ölüm ve hastalıklarının bir sonraki yaşama etkileri üzerine araştırmalar sürüyor.
Ayrıca başka ülke, zaman ve kişiliklerde yaşadıklarını söyleyen, hatıralarını anlatan, mezarında eski eşyalarını bulduğunu iddia eden insanların sayısı gün geçtikçe artıyor.
• Ali Kara: Suriye’de ölüp Türkiye’de doğduğunu söylüyor. Hatay Raskiye köyü, 1972 doğumlu. Bir önceki hayatında adı Cabir Rismen. Bilal ve Rahibe'nin oğlu olarak Cennata köyünde dünyaya gelmiş. 1947-1960 yılları arasında yaşamış. Kullandığı traktör devrilince ölmüş.
• Mehmet Aslan: 1987 doğumlu. Bir önceki hayatındaki annesi yeni doğan çocuğu Mehmet’i rüyasında görüyor. Arayıp buluyor ve çocuğu ailesinden istiyor. Mehmet, bir önceki hayatında Ata Eryılmaz imiş. Ata'nın anne babası Habib ve Raya Eryılmaz'ın iki çocuğu var. Ata ve Nebil. Nebil 15 günlük iken ölüyor. Ata ise üniversiteyi kazandığı yıl Asi Nehri'nde boğuluyor.
• İpek Kart: Hatay Döver köyünde, Besime adında bir hamile kadın; öldürülüyor. Kocası cezaevine konuluyor. Besime ise İnci-Sabri Kart çiftinin kızları olarak Hatay’da dünyaya geliyor. İlkokula giden İpek’in güncesinden okuyoruz:
"Bundan önce de hayatım vardı. Döver köyünde, yeni evli, 8 aylık hamile bir kadındım. Adım da Besime Yayar idi. Eşimle düğünümde takılan takılar yüzünden hep kavga ederdik. Altınlarımı bozdurup kamyon almak istiyordu. Beni sürekli dövüyordu. Bir gün yine altınları istedi karşı çıktım dövdü. Evin damındaydık kocam beni itti, dengemi kaybettim aşağıya düşüp öldüm. Ama geri döndüm, şimdi adım İpek Kart ve 12 yaşımdayım."

"Kur’an-ı Kerim’de reenkarnasyonu reddeden çok sayıda ayet var. Çünkü İslam’da insanların öldükten sonra dirileceği ve ahirette ebedi bir hayata kavuşacakları temel inançtır. Ayrıca insanların daha önce başka varlıklar olarak dünyaya geldiğini işaret eden en küçük bir ifade yoktur. Bakara Suresi’nin 28, Müm’in suresinin 11. ayetlerindeki ‘sizi iki defa öldürdük iki defa dirilteceğiz’ ifadeleri dünya hayatı ve ahireti anlatır. Bunlarda reenkarnasyonu işaret eden herhangi bir anlam yok. Biri dünyaya insan haline gelişidir, diğeri öldükten sonraki diriliştir."


Reenkarnasyon Ruh Göçü
Ölüm sonrası ruh dirilmesi - Reenkarnasyon
Fransızca asıllı bir kelime olan reenkarnasyon; ölümden sonra ruhun yeniden insan vücuduna gelerek tekrar bedenlenmesi olarak tanımlanıyor. Bu anlayışa göre fiziksel olarak bedenin ölümünden sonra ruh yaşamaya devam ediyor ve her seferinde başka bir bedene bağlanarak varlığını sürdürüyor. Reenkarnasyonun temelinde "adalet" anlaşıyı yatıyor. İnanışa göre, insanlar farklı imkan ve yeteneklerle dünyaya geliyor ve farklı yaşamlar sürüyor.
|
İslam dininin şiddetle ret edip sapkınlık ve şirk olarak yorumladığı reenkarnasyona inanma oranı küçümsenmeyecek boyutlarda. Özelikle Hatay Mersin ve Adana ‘da her mahallide mutlaka reenkarnasyon; hikâyesine rastlanır. Konuyla ilgili olarak başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok ülke Hatay Mersin ve Adana bölgesinde bilimsel araştırmalar yapmış ve yapmaktadır İslam dinin şiddetle ret ettiği reenkarnasyona Müslüman ailelerin de inanıyor olması ortaya garip bir çelişki çıkartmaktadır. İşte o hikayelerden bir kaçı
|
|
çok fakir bir aile.en küçük kızları 5 yaşındaki ela ,adının elmita olduğunu,bundan önceki yaşamının ise A.B.D’de geçtiğini,evli ve iki çocuk annesi olduğunu iddia ediyordu!...
ela’nın garip davranışları 2 yaşında itibaren başlamıştır.bu olayların duyulması ise ilginç bir tesadüfle oluşmuştu
tarsus amerikan koleji’inden okuyan bir grup öğrenci piknik yapmak için o bölgeye gitmişlerdi.herşey küçük ela’nın öğrenci grubunun yanına gidip portakalı gösterip"orenge"demesiyle ortaya çıktı.ela’nın ing konuşabiliceğini fark eden öğrenciler,derhal ela’nın ailesinin yanına giderek bu yaştaki çocuğun nsl öğrettiklerini sordular.
aile ise bütün olup bitenlerden habersizdi...kızlarının kullandığı kelimelerinin haytında hiç duymadıkları yabancı bir dil olduğunu ozman öğrendiler.
ela her geçen gün etrafındaki şeyleri küçümseyip annesinin baş örtüsünü,şalvarına laf etmeye başlamıştır.
ela 5 yaşına geldiğinde sosyal çevresine uymayacak davranışlar sıralamaya başladı.asansörü en ince ayrıntısına kadar tarif ediyordu.oysa ki bulunduğu köyde asansörü görmüş değilidi..bulundukları yerde televizyon bile yoktu.
olay öle bir hal gelmiştiki sonunda olay gazetecilere yansıdı.gazetelerin olayla ilgilenmeleri sonucu,tarsus amerikan koleji öğretmenlerinden choriotte oellen,ela’yı ziyerete geldi.öğretmen ela’ya ingilizce olarak:"bana dağdan biraz çiçek toplayabilir misn?dediği an,ela dışarı fırladı ve kısa bir sürede öğretmene uzattı.uzmanlarca yapılan çalışmalar sonucunda ela’nın ana dilinin ingilizce olduğu kararına varıldı.
o yıllarda konuyla ilgilenen tarsus amerikan koleji öğretmenlerinden francis melling şunları söylüyordu:
-"uzun yıllar bu yörede öğretmenlik yapıyorum.ela’nın davranışları ve konuşması bu yöreye göre standartların inanılmaz üstünde.hiç bir dil eğitimi görmemiş olan bu 5 yaşındaki kız,üstelik bu lehçeyle böle mükemmel naslı konuşabilir?"
bu olay lan stevenson’un yayınladığı kitabında da yer almış ve tekrardoğuş olaylarının önemli bir kanıt olarak değerlendirilmişitr.....
Mavi Gözlü Bebek
bu olay ya da benzeri bişi daha önce yazıldı mı bilmiyom ama yeniden başka bir bedende doğmakla ilgili bi yaşanmış olay yazıcam şimdi yorumlarınızı bekliyorum kafam çok karıştı zaten...neyse;
Doğumdan bir gün önce...
Nilgün'ün annesi o gece rüyasında;çok fakir bir ailenin evine gittiğini ve orada kendisine bir bebeği(kız)uzatarak,bu artıık sizin bebeğiniz dediklerini görüyor.
Anne uyanınca aklından hiç çıkmayan,bebeğin o masmavi gözleri oluyor...
O gün öğleden sonra saat 16:00'da,gözleri masmavi çok güzel bir bebek dünyaya getiriyor.
Aradan 6 yıl geçiyor...
Antakya'daki akrabalarının düğününe gitmek için Nilgün'ü de yanlarına alarak Adana'dan yola çıkıyorlar.Nilgün'ün Hatay ve çevresine ilk gidişi olmasına rağmen,Reyhanlı'ya yaklaşırlarken,birden otobüste ayağa kalkıp:
-Biz daha önce burda oturuyorduk,çok fakirdik,babam bekçiydi.Anarşi olaylarında çatışmada öldü.Ben okula başladığım gün babamın cenazesi kaldırılıyordu.Kalabalıktan okul önlüğüm çamur olmuştu.Köyün çeşmesinde önlüğümü yıkarken ayağım kaydı,başımı çeşmeye çarptım ve orada öldüm,dedi.
Bunları anlattıktan sonra otobüsün içinde çığlık çığlığa ağlamaya başlayan Nilgün'ü zorla susturuyorlar.Ama annesinin kafasında 3 yıldır cevapsız kalan soru da aydınlanmış oluyor.Çünkü Nilgün 3 yaşından beri nerede bir ilkokul öğrencisi görse,hemen koşup öğrencinin önlüğünü silmek istiyordu!
Olayın başka garip yanı da Nilgün'ün ensesinin hemen üzerinde doğuştan bir yara izi taşımasıydı.
Bu olayı inceleyen kişi Reyhanlı'ya kayıtlardan kızın söyldiği tarihte ölen bekçiyi tespit etmiş.
Siyasi Gaflar
- Bizim üçüncü önceliğimiz eğitime birinci önceliği vermektir. - George Walker Bush
- Bu perşembe günü Reagan havalimanının uçakları ve gişeleri havalanacaklardır. - George Walker Bush
- Bu sizin paranız. Bunu kazanmak için para ödediniz. - George Walker Bush
- Görebildiğinizi düşündüğünüz şeylerin görünmeyen yanlarını göremezsiniz. - George Walker Bush
- Kendime özgü fikirlerim var . Güçlü fikirler. Ama bu fikirlerle her zaman aynı fikirde değilim - George Walker Bush
- Cenab-ı Allah'ı size emanet ediyorum. Tansu Çiller
- Mesut Yılmaz'a mecliste Mesut Yılmaz iktidarsızdır Tansu Çiller
- Haydar Aliyev için Haydar Ali Bey Tansu Çiller
- Trabzon'u il yapacağız! Tansu Çiller
- Türkiye'de petrol vardı da, tankerlerin hortumuna ağzımızı dayayarak biz mi içtik? - 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel
- Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz. Süleyman Demirel
- Askerlik yan gelip yatma yeri değildir Recep Tayyip Erdoğan
- Ananıda al git lan Recep Tayyip Erdoğan
- "ırak'ta İşler iyi gitmiyor galiba - George Walker Bush
Gaf
| Ünlülerin Gaf Gafları Ünlülerden Süper Gaflar Salak olabilirim ama aptal asla.... ASENA Ben meme kanserine şahsen karşıyım.... SİNEM GÜVEN Mozart Türkiye'de konser vermeye gelirse tabi ki dinlemeye gideriz.....EMRAH Allahı size emanet ediyorum.... TANSU CILLER Tüneli kaçmak için mi kazdınız .... REHA MUHTAR İsmini vermek istemeyen bir izleyici Filiz Ovar İngiltereden arıyor.... A TAKIMI Kendime ait görüşlerim çok güçlü görüşlerim var ama onları her zaman onaylamıyorum..... CORC W BUSH Polis yolu az sonra işlenecek bir cinayetin tatbikatı için kapattı....KANAL D ANA HABER Eminem dünyaca ünlü bir grup biliyorsunuz değil mi arkadaşlar....BEYAZ 23.Yüzyılı yaşadığımız bu günlerde başıma gelen bu dram...Q KIZI REYHAN Cinayetler dışında en düşük suç oranına sahibiz..... WASHINGTON D.C. VALİSİ MARION BARRY Sigara içmek öldürür öldüğümüzde hayatimizin önemli bir bölümünü kaybederiz ....BROOKE SHIELDS Fransızlar amma kültürlü ufacık çocukları bile Fransızca konuşuyor....İZZET YILDIZHAN Cumhuriyet 1927 yılıda ilan edildi ......Tuğba OZAY Atatürk ne demiş Yurtta sulh barışta sulh ....NİHAT DOGAN Bugün 10 Kasım Atatürk'ün 64. ölüm yıldönümünü şölenlerle kutluyoruz......ELIFNAĞME |
Garib ama gerçek
ABD'de Massachusetts Institute of Technology'de okuyan bir öğrencinin tanık olduğu bu öykü, bir tez çalışmasının nelere yol açacağını göstermesi açısından ilginç bir örnek oluşturuyor:
Bir lisansüstü ögrencisi bir yaz mevsimi süresince her gün üzerine siyah-beyaz çizgili bir tişört giyerek Harvard futbol sahasına gider. 15 dakika boyunca sahayı bir uçtan diğer uca yürüyerek yerlere kuş yemi serper.
Bu arada cebinden bir hakem düdüğü çıkartıp öttürür. Yağmur, çamur demeden hergün aynı saatte aynı hareketleri törensel bir ciddiyetle yapar.
Derken sonbahar gelir, futbol mevsimi başlar. Harvard futbol takımının ilk maçı oynanacaktır.
Siyah-beyaz tişörtlü hakem başlama düdüğünü çalar ve o anda olanlar olur.
Yüzlerce kuş sahaya hücum eder ve doğal olarak maç ertelenir. Bu arada öğrenci tezini vermiş ve mezun olmuştur.
BEYİN TIKACI
Bu ilginç öykü ABD' den Alexandra Donahue'nun arkadaşı Linda'nın başından geçiyor:
Arkansas'a akrabalarını ziyarete giden Linda, alışveriş için bir süpermarkete gider. Arabasını park ederken yanındaki park etmiş arabanın sürücü mahalinde oturan kadın dikkatini çeker.
Kadın ellerini başının arkasına kavuşturmuş, gözleri kapalı, kıpırdamadan durmaktadır. Linda, kadının durumunda bir tuhaflık sezer, ancak müdahale etmez. Alışverişini tamamlayıp, arabasına döndüğünde kadını hala aynı pozisyonda görünce dayanamayıp arabanın camına vurur:
"Iyi misiniz?".
Kadın cevap verir:
"Başımdan vuruldum. Beynim dışarı akmasın diye tutuyorum".
Bu cevap üzerine telaşlanan Linda, süpermarket yetkililerinden yardım ister. Ambulans çağrılır. Otomobilinin kapı kilidi kırılarak açılır ve kadın dışarı çıkartılır. Ancak büyük bir şaşkınlıkla kadının başının arkasında bir parça ekmek hamurunu sıkıca bastırarak tuttuğu görülür.
Sonunda olay anlaşılır.
Kadının marketten satın aldığı mayalı ekmek hamurunun poşeti, otomobilin içindeki sıcak havanın etkisiyle, tabanca sesine benzer bir sesle patlamış; hamur parçaları büyük bir hızla çevreye saçılmıştır.
Duydugu sesi tabanca sesi, başının arkasına yapışan hamuru kurşun deliğinden dışarı sızan beyni sanan kadın, Linda'nin gelişiyle sanal kâbustan kurtulur.
KIZARMIS HAYALET
Bu öykü Yeni Zelanda'dan Kay Martin' e ait:
Akşam yemeğine arkadaşlarını çağıran Kay, yemekten önce küçük bir aperatif hazırlarken bir tavuğun acı acı bağırdığını duyar.
Sesin nereden geldigini merak eden Kay bahçeye çıkar. Bahçede bir şey göremez.
Ancak ses daha yakınlardan, hatta mutfaktan gelmektedir.
Giderek yükselen sesin kaynağını keşfettigi zaman tüyleri diken diken olur. Kızarmasi için fırına yerleştirdiği tavuktan çığlık çığlığa sesler gelmektedir. "O anda elim ayağım boşandı. Tavuğu canlı canlı pişiriyorum sandım. Korkudan az daha ölüyordum." diyor.. Tavuğun çığlıkları Kay'inkiler ile birleşince konuklar mutfaga üşüşür ve çığlıkların nedeni ortaya çıkar. Tavuğu fırından çıkartan konuklar, hayvan sogudukça seslerin kesildiğini fark ederler.
Yeni Zelandâ da tavuk çiftliklerinde hayvanlar, bizde olduğu gibi boynu kesilerek öldürülmez. Kay'in akşam yemeği için hazırladığı tavuğun ses telleri kesilmediği için tavuğun karnında biriken buhar, hayvanın boğazından geçerken büyük bir basınçla ses tellerini harekete geçirmiştir.
Bu olaydan sonra, tahmin edebileceginiz gibi, Kay bir daha evinde tavuk pişirmez.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıŞaka Gibi Ama Şaka Değil
Garip ama gerçekAşağıda okuyacağınız olaylar asparagas yada düzmece haberler değildir. Hepsi polis kayıtlarına geçmiş, birçoğu yazılı, görsel başında yayımlanmıştır.Şimdi sıkı durun; Yer: Diyarbakır Yer: Karabük Yer: Giresun Yer: Adapazarı Güven iyidir ama kontrol daha iyidir (ALMAN ATASÖZÜ) |


MERHABA DOSTLAR

